Mete Hatay, Kıbrıs'ta toplumda farklı kulvarlardaki çalışmaları ile tanınıyor. Ancak onun bir özelliği de müziğe olan tutkusu.
Yaptığı toplum araştırmaları ile tanınan Mete Hatay, çok derinden ve çok seviyeli müzik çalışmaları da yapıyor. Kendisi, "Müzik adına yaptıklarımın geri planda kalmasının nedeni bu işi hobi olarak görmemdir. On yılda bir üstelik enstrümantal albümler çıkarırsanız ve bu parçalar sözsüz olduğu için tekrarlanıp büyütülemezse sonuç böyle olur. Ancak yaptığım parçalar televizyonlarda kullanıldı. Program aralarını doldursunlar diye bol bol kullandılar." diyor.
Jenerikler, belgeseller veya filmlerde müzikleri kullanıldı. Derviş Zaim’in, Panikos Crhisantos ile birlikte hazırladıkları belgesel “Paralel Yolculuk”ta, yine Alman televizyonunda yayınlanan Kıbrıs’la ilgili bir belgeselde de müzikleri kullanıldı. BRT’de Davulcu’nun hazırladığı, en iyi seçilen belgesele de müzik katkısı oldu. Otuza yakın belgeselde onun müzikleri kullanıldı. Son olarak Maronitler için hazırlanan ve bir saat süren “Üçüncü Anavatan” isimli belgesele de katkı yaptı. Bunlardan ayrı, Can Tufan’ın okuduğu “Adio Kıbrıs” isimli parça, Işın Karaca’nın okuduğu “Suların Sesi” diye bir parça, yine Can Tufan’ın arya türü okuduğu bir parça, Gomma Grubu’nun çıkardığı albümde altı parça yine ona ait. Mete Hatay, devamlı olarak değişik müzik türlerinde denemeler yapıyor.
Toplamda birbirinden farklı üç albümü var. Son hazırladığı dijital ortamlarda 1 Ağustos 2013'te piyasaya çıktı. CD olarak da 15 Ağustos'ta çıkıyor.
"Araf'ta" isimli albümünün çıkış noktasını da şöyle açıklıyor:
"Toplumun bu yeni durumunun geçmişten farkı var. Eskiden bir umut vardı. Ahmet Okan’ların yaptığı müzik, umudu besliyordu. Bir hedef vardı. Mücadele, barış ve daha güzel bir dünyanın ve yaşamın çağrısı vardı. Kıbrıs’ta her iki proje de çöktükten sonra yani “sonsuza kadar KKTC” ile “birleşik ve barış içinde Kıbrıs”projeleri çöktükten sonra, Kıbrıslı Türklerin içine düştüğü umutsuzluk, hedefsiz bir umutsuzluğa dönüştü. Ne olacak şimdi sorusunun cevabı kalmadı. Proje olarak hayal ettiğin bir hedefin olmadığı bir duruma girdik. Hedef yok. Öylece Araf’ta kalmış bir toplum.
Benim yaptığım daha farklı bir şey. Kişisel bir yerden çıktım. Sağlığım bozulduydu oturdum o ruh hali ile birşeyler yaptım. Ama bilir misiniz albüme koyduğumuz isim de “Araf’ta [Kaldım]” oldu. Hem kendimi hem de toplumun durumunu dikkate alarak biraz da eskiden beri içimde kalan o solistlik ideallerim için solistliğini de kendimin yaptığı bir albüm çıkardım." (Kaynak: haberkibris.com - röportajdan derlemedir)