Kül, 2005 yılında, Bilen Oytun Peksel (Bas Gitar), Anıl Yiğit Filiz (Gitar/ Geri Vokal), Arın Kuşaksızoğlu (Vokal) ve Akay Taşkıntuna (Davul) tarafından Ankara’da kuruldu. Daha önce farklı kimlikler altında birlikte müzik yapmış ve sayısız konser vermiş olan grup elemanları, kısa süre içerisinde aradıkları sesleri buldu ve günümüz modern rock/ metal sounduyla harmanlayarak, beste çalışmalarına ağırlık verdi. Nokia Supersound Yarışması’na “Derin” adlı şarklarıyla katılan ve yarışmanın internet sitesi üzerinden verilen oylarla halkoyu birincisi seçilen Kül, Tarkan Gözübüyük, Sebnem Ferah, Harun Tekin, Ömer Ahunbay, Ali Şahinbaş, Fuat ve İlhan Erşahin’den oluşan yarışma jürisi tarafından üçüncülükle ödüllendirildi.
Bu başarı sonrası konserlerine hız verdi. 2006 yılı içerisinde ODTÜ Rock Şenliği, ODTÜ Bahar Şenliği, ODTÜ Beste Günleri, Ankara Backstage Rock Bar Açılışı, Gölge Bar, Dip Bar, ODTÜ Kızılay Festivali (Starsailor, Mavi Sakal ile birlikte), Bronx, Balans, Summer Rocks Fest, Joker Live gibi mekanlarda ve konserlerde sahne alan grup, bir yandan da demo kayıtlarına devam etti.
Kül, 2006 yazında 5 şarkılık (Flu, Uykumuza, Bir, Derin, Artık Güçler Dengede) ilk demo kaydını bitirdi. Bu demonun davulları Stüdyo Detay’da (Ankara), gitar ve vokalleri ise, tamamı ile ev ortamında Anıl Yiğit Filiz tarafından, bilinen kayıt yazılımları ile kaydedildi. Bu demo, dinleyiciye, grubun yaratmak istediği sound hakkında ipuçlarını vermekte ve grubun beslendiği müzikal kaynakları başarıyla temsil etmektedir. Hakim olan Türkçe rock müzik anlayışına farklı bir bakış açısıyla yaklaşan Kül, sadece yüzeysel bir estetik tavrı benimsemekten ziyade gerek sahne duruşuyla gerek konseptüel müzik yaklaşımıyla, modern çağın müziğinin gerekliliklerine ayak uydurmakta ve müzik endüstrisinin henüz pek tanışık olmadığı yeniliklerin sinyalini vermektedir.
2006 yılının sonlarında grup İTÜ MİAM sütdyolarında Kerem Ozan Şahin ve Anıl Çamcı eşliğinde “Mum Çocuk” isimli şarkıyı kaydetti.
Arın Kuşaksızoğlu (gitar / vokal) ve Akay Taşkıntuna (davul) grubun iki değişmeyen elemanı. Grubun diğer yeni elemanlar ise Mehmet Yaranona (gitar / vokal - eski Shiva grubu elemanıydı) ve İbrahim Koray Erkan (bas gitar) .
Temsilcisi oldukları müzikal kimliğin sürükleyici elementi olan canlı performansın ve seyirci iletişiminin önemine inanan grup, bir taraftan konserlerine devam ederken bir taraftan da ilk stüdyo albümünün çalışmalarına başladı.
(Alıntı: rockturkey.org ve jeogen.com)
Aykırı bir hayal dünyasından bahseden, tematik ve politik şarkı sözlerinin, günümüz modern rock müziğinin ana elementleri ile harmanlandığı, zaman zaman yırtıcılaşan, zaman zaman durulan devinimli müzikleri ile Kül -kendi tabirleri ile- ’gerilla taktikleri’ ile hazırladıkları albümleri “Artık Güçler Dengede”nin kayıtlarını Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde tamamladı.
Müziklerinin tabiatında yer alan enerjiyi ve öfkeyi, sahne performanslarına doğru bir biçimde yedirmeyi başaran grup; sahne aldığı konser ve festivallerdeki performansları ile dinleyici tabanını kısa zamanda genişletti ve albümlerinden evvel hatırı sayılır bir takipçi kitlesi edindi. Hakim olan Türkçe rock müzik anlayışına farklı bir bakış açısıyla yaklaşan Kül, sadece yüzeysel bir estetik tavrı benimsemekten ziyade; gerek sahne duruşuyla gerek konseptüel müzik yaklaşımıyla, modern çağın müziğinin gerekliliklerine ayak uydurmakta ve müzik endüstrisinin henüz pek tanışık olmadığı yeniliklerin sinyalini vermektedir.
Şarkı sözlerinde fazla ’sivrilmeden’, dünyada ve Türkiye’de olup biten ve dolayısıyla insanlığın içinde bulunduğu zihinsel ve kurgusal kaosun devinimini tetikleyen kimi gelişmelere karsı fikirlerini belirtmekten geri kalmamaları; bu fikir ve söylemlere kayıtsız kalmayan hatırı sayılır bir kalabalığı ’sahne’ önüne çekmelerine sebep olmuştur.
Şarkı sözlerini ‘itiraflar, ifşalar ve travmalar’ üzerine kuran grup, psikanalizin bu sacayağını kullanarak hitabet alanını genişletmektedir. Bu şarkı sözlerinin amacı, Türk rock müzik piyasasının ve dolayısıyla kendi kısır döngüsünde yiten bu müziğin talepkarlarına, ‘hakikatler’ ve ‘olasılıklar’ hakkında uyarılarda bulunmak, piyasanın bilinçaltına işlemiş olan ezberi bozmak ve akil açıcı, küçük bulmacalar önermektir. Bu yüzden sözler, felsefe, sosyoloji, antropoloji ve psikanalizin ana elementleri ile örülmüştür ve göründükleri gibi değillerdir.
Kül’ün asli amacı, zihin / ticaret / Pazar/ sanat denkleminde sağlamaya çalıştıkları dengeyi yitirmeden, hedeflerine doğru kestirme yollardan değil, taşlı ve çukurlu yollardan ilerlemektir. Çünkü aslolan, yol değil, ‘yolculuktur’ ve hedef, kendi dengesini yitirmiş olan, batı kaynaklı bir müzik tarzını yorumlarken dahi kendi kısır döngüsünde kaybolan ve yolundan çıkan Türk rock müziğini kendi ‘yolculuğunda’ bir sonraki adıma hazırlamaktır.
(Alıntı: Grubun facebook sayfasından)
“Ait ve Dair” LP Çıkıyor!
Kül’ün 2019 yılında Ada Müzik etiketi ile dijital platformlarda yayımlanan ikinci albümü “Ait ve Dair” artık plak formatında!
Albümün yüksek elektrikli ve karanlık soundu plağın kendine münhasır ses kalitesi ile daha da belirginleşiyor, dinamizm kazanıyor. Birbirlerine hem teknik hem anlatı bağlamında zincirleme biçimde birleştirilmiş şarkıları ve oluşturdukları hikayeyi, durmadan ve ambiyansın etkisini hiç kaybetmeden dinliyoruz.
Basılı ve saklanabilir kopyasıyla, yalnızca dijital kütüphanelerimizde değil, odyofillerin ve koleksiyonerlerin ses kütüphanelerinde de yerini alacak olan ‘Ait ve Dair’in kapak ve kartonet tasarımı Studio Bigger’a, kapaktaki ve içeriğindeki tüm fotoğraflar ise Begüm Koçum’a (Azize İstanbul) ait.
“Ait ve Dair” LP, 25 Ağustos Salı gününden itibaren plak dükkanları ve dijital marketlerde olacak.